26 Aralık 2012 Çarşamba

Anı





Seneeee 2004 yaş 15…
Müzik teknoloji elektronik tutkusu o yıllardan çok daha önce başlamıştı bizde (ben ve bu projedeki arkadaşım) yaşlar küçüktü ama planladığımız şeyler büyüktü yada bulunduğumuz ortama göre büyüktü diyelim çünkü klasiktir imkanlar daha iyi olsa neler yapmazdık yeaa lık da bir durum vardı yani..
neyse biraz çevreden etkilenme (ör: abiler) (mumin olanlar değil normal abiler) biraz kendi hobi ilgi alakamızla ufak devreler kurma lamba yakma hoparlör bağlama sıfırdan müzik seti yapma falan derken (keşke onlarında resimlerini bulsam) yaşadığımız mahalleye radyo yayını yapma fikrini gerçekleştirmeye geldi sıra. Meslek lisesinde de okumadığımızdan tekniksel ve profesyonel anlamda elektronikten anladığımız yoktu orası kesin ama pratikte fena sayılmazdık. Nekadar pratiğimiz de olsa karıştırdığımız elektronik kitaplarındaki devrelere “haa buda dirençmiş tamam işte yea 5 dirençli bi devre” (?!) den ileri giden bi muhabbetimizde olmadı doğal olarak. Kitaba çalış öğren yap olayına ayıracak vakit zaten yoktu çok yoğunduk yani okul iş falan ondan (?) yoksa onuda yapardık . şimdi olay böyle olunca bizim iki kafadar..bi dk pardon narrotor değişti..öhöm şimdi bu durumda mahalleye radyo yayını yapmak için gerekli olan bir vericiyi biz s.sen yapamazdık o açık. Birine yaptırmamız lazım tamam oda belli..ama işte tanıdık biri yok ve parayla yaptırmak gibi bir durum da yok çünkü hem prensiplerimize aykırı hem de zaten verici olduğu için biyerden izin alınması gerekiyormuş falan filan. Neyse tozların çöplerin içinden çıkarılan en fazla 1980 basımı bir meslek lisesi elektronik kitabında bir fm verici devresi bulunca işler değişti.
Fikir şuydu ordaki devrenin meslek lisesinde okuyan bize dönem ödevi olarak verilmesi. Daha önemlisi hocamız çok rahat J ödevde “tanıdığımız bir kişiden” de yardım alabileceğimizi söylemiş. Yabancı birine gitmeyelim ama tanıdık varsa bakın işte J yani oraya neden tanıdık bir kişi yazmışız halen anlamış değilim ondan bu muhabbetim. Fikir akla yatınca saman kağıdından, parçalanmış kitaptaki devreyi bilgisayar ortamında yeniden hazırlayıp ödev formatına sokmaya sıra geldi. Tabi ki bize gerekli olan program Paint. Paintde devre bire bir çizilir. Kuşku oluşturmaması için tanıdık yardım olayıda altına yazılır ve çıktı alınır. Artık her şey hazır bi elektronik dükkanına götürerek yaptırmak kaldı geriye.
Devreyi yaptırmak için elektronikçiye gittiiik.işte gösterdik falan yalanların ardı arkası yok tabi bizde şöyleydi böyleydi falan adam bi iki bişey sorsa boş boş bakacaz suratına.elektronikçi abi başladı devre için malzemeleri toplamaya, şunu kaçlık koyalım şu mu olsun bu mu o versiyonumu istersiniz şu versiyonumu cart curt gibi soruları da kem kümle atlattık. Adam devreyi yaparken “–ee gençler hangi hoca verdi ödevi” dedi ama biz böyle bir soruyu beklediğimiz için bulunduğumuz merkezdeki meslek lisesi yerine daha uzak bölgede olan meslek lisesinde o dersi veren hocanın adını bulup gitmiştik J “-x hoca verdi abi ya sorma” dedik nasıl olsa onu bilmez o buralarda okumuştur okuduysa diye ama yan bastık (tahtaya). Adam o okullu çıktı ve vaaay daha devam edermiydi yau bilmiyordum falan filan derken hafif bir içe sıçış yaşasakda orayı da atlattık.. İşlerin yolunda gitmesinin rahatlığıyla o sıradada ortamda bulunan televizyonda tsunami var onu anlatıyor haberler ben dalmışım. Adam bizim “dönem ödevini” yapıyor ben ayıla bayıla tv izliyorum tabi tribi yedik doğal olarak da allahtan arkadaş ilgi alakayı gösterip durumu dengelemişti.
İşte böyle aksiyonlarla atlatıp devreyi yaptrdık çalıştı da..ufak çapda bir yayın sağladı ama istediğimiz alamadık çok geniş bir çapa yayılamadık çünkü ve bu da hevesi kırınca başka projelerin yoluda gözüktü..
not: nike; aferin yaptık anlamı katması açısından kareografiye eklenmiştir.


Sonuç: o arkadaşım şimdi kendi fm radyo şirketinde çalışıyor.yaa ciddiyim..ama oha demeyin çünkü bahsettiğim mumin olmayan abinin zaten ada da yayın yapan resmi radyosu vardı o abide bizim elemanın öz abisi olunca e tabi doğal olarak abisinin yolundan gitti J e ben ne yaptım tabiî ki gitmedim bu işlere de yönelmedim radyoyu bırak elektroniğide geçtim.okuyacaktık ya hobileri yetenekleri falan bıraktık..başka bir yol çizelim dedik o da karalama oldu şimdilik dur bakalım.
(Artık çıkarımları siz yapın)

10 yorum:

  1. kıvırma konusundaki master'ın o zamanlara dayanıyormuş. bense 2006'da başladı sanıyordum. ÜNİVERSİTEDE.

    YanıtlaSil
  2. Yok kivirma hep vardi bende ogrenmis oldun..ama unide ustune koyarak ilerledim.

    YanıtlaSil
  3. kıvırmayı bilmiyorum da kesinlikle odunsu bitki türüne geçiş yaşadığını düşünüyorum 2006'dan sonra ;)

    YanıtlaSil
  4. Bugunlerde odun olayi revacta @eurthseykir..

    YanıtlaSil
  5. 15 yasindaki anilardan muhabbetin kivirmaya ve odunluga geldigi bir ortamda biseyler yazilmiyor buraya diye atarlanmamak gerektigini de anladim..

    YanıtlaSil
  6. http://3.bp.blogspot.com/-O6zXaHus1aI/TwTntKBMn9I/AAAAAAAAAkY/4ywqxczDwek/s1600/2127297-md.jpg

    by leaf...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. leonun mathildası28 Aralık 2012 09:50

      odunluk geçici bir modadır umarım :(

      Sil
    2. :) teveccühünüz efendim,siz de tanık oldunuz(elimde ceket tasımayı sevmiyorum) @uğur..hiç değişmeyen,sürekli revaçta olan bi moda @leonun matildası :)

      Sil
  7. Oo daha erken bekliyorduk nerde kaldiniz:))

    YanıtlaSil