Seviyemiz değişken, beynimizi burnumuzdan çıkarabiliyoruz ve her iki ayağını etkili kullanan şahıslarız!
3 Aralık 2012 Pazartesi
huzur-2
imdb hakkındaki fikirlerim çok değişken. Genelde ters kalıyorum. Film zevkim kötü olduğundan veya filmden anlamayan biri olduğumdandır.
Mar Adentro (2004). Film hakkında söylenecek şeyler betweenthebars'ta. O anlatsın. Çok daha iyi yapar benden. Bana ağlarsın demişti. Ağlamadım. Normalde film izlerken yalnızsam ağlayacak kadar duygusallaşabiliyorum, ama bu filmde o kadar yoğun bir düşünce kaosundaydım ki, duygusuna kaptıramadım bile. Birkaç kez filmi durdurup aklımdakileri not etmek istedim, ama filmi bölmeyeyim ve kıçımın pozisyonunu bozmayayım diye kalkmadım, ama hem sürekli eklenen fikirleri hem de çağrıştırdıklarını düşünmek, bu esnada konudan kopmamak zordu. Şimdi farkettim, film yormuş lan beni. Ama film boyunca patlamış mısıra, elindeki akıllı telefona odaklanıp en son katil kızın sevgilisi çıkınca "ohaa, vay bee, adamlar ne film yapmış aabii" demektense, bu his çok daha yeğdir.
Aylaklığın da getirdiği teşvikle bir süre J.S.Bach dinlerken üzerinde düşünme fırsatı bulacağım tonla soru su yüzüne çıktı. Tabi bu soruların hepsiyle daha önceleri çok çok fazla haşır neşir oldum; hepimiz olmuşuzdur. Birkaçı:
Aşk ne kadar bencillik içerir, ne kadar içermelidir?
Ölme isteği ne kadar bencillik içerir?
Bir insanın ölmesini istememek ne kadar bencillik içerir?
...
Bencillikle samimiyet arasında kurduğum çok yönlü garip bir bağ var sanki ve istemeden en çok onu kurcaladım filmde.
Sonra devreleri yakınca yaktı oluyoruz.
ek: filmin en güzel sahnesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder