Seviyemiz değişken, beynimizi burnumuzdan çıkarabiliyoruz ve her iki ayağını etkili kullanan şahıslarız!
26 Kasım 2012 Pazartesi
Eskilerden
Tahminen 97 veya 98 yaz aylarından biri. İzmir'in kavurucu sıcağında mavi önlüklerden kurtulup beyaz gömlek, kravat ve ceket kombinasyonuyla okula gidiyor olmanın verdiği haklı gururla, bir grup ergenlik öncesi 10'lu yaşların başındaki kopil, ilçelerinde volta atıyordu. Ancak aksiyonsuz geçen uzun saatlerin sonunda sıkılan çocuklardan biri (Bayram) pideciyi işaret ederek: "Biz varya, Afyon'luyuz aslında, acıyı çok severiz, ben de yiyebiliyom." dedi, yanında bu meydan okumanın altında kalamayacak biri olduğunu bilerek belki de. Zira O (hikayemizde X olarak adlandırılacak), cevabı hemen yapıştırdı: "O da bişey mi len, benim ananem gil Konya'lı, bizim salata böreğimiz var, hiç ağlamadan yiyebiliyom ben.". Arkadaşlar arasındaki manidar bakışmaları derin bir sessizlik takip ettikten sonra, sanki hepsi bir sonraki adımda ne yapılması gerektiğini adeta telepatik yollardan organize etmişçesine pideciye doğru yöneldiler.
Pideciye ulaştıklarında, bunun hayatlarının geri kalan kısmında da karşılaşacakları büyük bir sorun olacağından habersiz olarak ceplerinin boş olduğunu farkettiler. Ancak böyle bir meydan okuma havada kalmamalıydı, hiç kalmamıştı, akşama mahalledekiler bu iddianın sonucunu elbet merak ederlerdi. Dolayısıyla pideciye ait salonun dışındaki bir masaya konuşlandılar, önemli bir toplantıyı öğle yemeğine denk getiren zengin takım elbiseliler edasıyla, kısa pantolonlarının altında görünen çorapların yarattığı saflığı etrafa hissettirmeden.
Sessizlik devam ediyordu. Bayram ve X ise, Rocky Balboa ve Ivan Drago gibi birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlardı. Günümüzde iddia hakemi olarak tabir edilen gönüllü bir eleman ayağa kalktı ve peçeteliğin yanında duran krom kase içindeki pul biberi masanın ortasına boca etti. Epey pul biber vardı masada, ancak X ve Bayram sadece meydan okumanın getirdiği baskıyı değil, memleketlerinin gururu olmanın sorumluluğunu hissederek birer kez yutkundular. Hakem kardeşimiz, serçe parmağıyla pul biber yığınını tam ortadan ikiye böldü ve kahramanlarımızın önüne doğru süpürdü. Masadaki diğer figuranlardan biri olan bendeniz, bir yandan garson abiyi keserken, diğer yandan uğultuları bastırmak için istemsizce "şşşt" diyordum yanımdakilere.
Diğer masanın pul biber kasesinden de ikinci bir çay kaşığı getirilince geriye sadece oyunun tek kuralını dile getirmek kalmıştı, bir de başlangıcı vermek. En önce bitiren kazanacaktı. Hem de ne su ne de ekmek vardı masada! Hakemin işaretiyle başlayan onur mücadelesi, henüz 30'uncu saniyesinde göz yaşları içinde devam ediyordu. Büyük ihtimalle akşamında da kanla devam edecekti evdeki alaturka tuvaletlerde. Kıpkırmızı ve çakmak çakmak olan gözler birbirine bakarken ne X, ne de Bayram geri adım atacağa benzemiyordu. Pul biberler çay kaşıklarının hücumuyla eriyordu adeta...
Derken, garson kafasını kapıdan dışarı uzattığı anda bizi görüp, gerçek yaşımızın kaç olduğunu yüzümüze vururcasına elindeki havluyu bize doğru sallayarak "Sieekterin ulen pijler" nidalarıyla koşmaya başladı. Biz figüranların gerçek dünyaya dönüp topuklarımız göte çarpa çarpa kaçmaya başlamamız çok daha erken oldu tabi. Ancak o anı slow motion yaşayan kahramanlarımız X ve Bayram'ın enselerine tokat yediklerini tahmin ediyorduk. Onlarsa bunu hayatları boyunca inkar ettiler.
Mahalleye döndüğümüzde, yusuf yusuf seslerinin dinmesinden sonra galibi belirlemek için yaptığımız münakaşaların hiç biri sonuç vermedi. Zira biz görgü tanıklarının ifadeleri en son kimin önünde daha az pul biber kaldığını tayin etmeye yetecek kadar net ve objektif olamıyordu.
Günümüzde bu belirsizlik halen devam etmekte olsa da, o günden beri kahramanlarımızdan X'in şu ifadesi kulaklarımdaki yerini koruyor: "Siz kaçarken ben son anda bi avuç daha yedim ve Bayram'ınkinden daha az kaldıydı."
Umarım Bayram da bir gün bu yazıyı okur ve gerçekler ortaya çıkar. Çünkü X'in okuduğundan eminim ve olayı Müge Anlı'ya taşımak istemiyorum :(
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


X skorboard time line: 00:00'ken potanın etrafında kırmızı ışıklar yanarken 3 lüğü göndermiş.....
YanıtlaSilahahahahaa harbiden de öyle olmuş örtşeykır:(
YanıtlaSilDenilenlere göre X'in götünden alev de çıksa adam basur olmuyormuş. Adama hayat acı koymuş diyim de bana noktayı koyun:(