Seviyemiz değişken, beynimizi burnumuzdan çıkarabiliyoruz ve her iki ayağını etkili kullanan şahıslarız!
5 Kasım 2012 Pazartesi
umumi ruh ve sinir hast. hastanesi
belki de günün en stresli zamanlarıdır ulaşım...hele ki toplu taşımaysa olay..
evden kaçta çıkacam? orda ne kadar beklicem? yol ne kadar sürecek? otobüs boş mu olacak dolu mu? gibi sorularla kafanız dolu bir şekilde durağa -sizin gibi kafasında bu tip sorular olan şizofren dinlenme yerine- gidersiniz.. bu döngüyü günde 2 kez yaşamanıza (ayda yaklaşık 60 kez) rağmen durağa gidince o soruların anlamsızlaştığını (tek biri hariç), onun yerine yaşadığınız müthiş psikolojik baskıyı hissedersiniz.. artık yavaş hareketlerle yer kapma savaşı, göz göze gelmeme çabası, "aman bu benim götü mü kesti?" "bu kız bana mı yazıyo <3" "ne bakıyo bu dingil" gibi düşünceler başlamıştır...aslında bunu en iyi özetleyen resimlerden biri yukarıdadır...kimisi kafasını gömüp kimisi otobüsün geliş güzergahına gözünü dikerek sağı solu siklememe peşinde; otobüs güzergahı görüş alanı üzerindeki kişi kafasını 1 derece bile sağa çevirmeye imtina eder şekildedir..işte tam bu anda anlamsızlaşmayan tek soru hayatınızdaki en anlamlı şey olur: Bu otobüs ne zaman gelecek amk!?... üfflemeler püfflemeler iç çekmeler... bu gerginlik herkesin otobüse binmesiyle son bulur (binerken de o ona omuz koyar birileri çatalı gizleme peşinde götü kollar vs)..
kısaca orada yaşadığımız duygu durum her ne kadar şizofreniye uysa da bu bizi dinç tutarak güne hazır olmamızı sağlar..toplu taşımayı önemseyin ve kullanın aha buraya bağlayacaktım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

abi cevizlibağ ve zincirlikuyu'ya gel. insan trafiğini gör :(
YanıtlaSilgüne dinç başlamak mı istiyorsun? Sorun değil. Otobüste çatalı kıllı bi abinin düşük bel pantolonunu gör, bütün günün dipçik gibi geçer.
YanıtlaSil